İçinde Ne Var ? – Çikolatalı Gofret – Bölüm 6
Takip Et : Üye Girişi

İçinde ne var bölümünün bu yazısında pek ünlü olmayan fakat sıkça tükettiğimiz bir çikolatalı gofret ürününü inceleyeceğiz. Bu gofret hepimizin sıkça alışveriş yaptığı bir ucuz marketler zincirinde satılıyor ve neredeyse her gittiğimizde ucuz olduğu için mutlaka alıyoruz.

ÖNEMLİ NOT !!!
Tükettiğimiz hazır gıdalarda kullanılan katkı maddelerine devlet tarafından yasal olarak izin verilmiş bile olsa bu söz konusu ürünlerin sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Lütfen alışveriş yaparken aldığınız ürünlerin içeriklerini okuyun, son kullanma tarihlerine dikkat edin. Paketi yıpranmış, açılmış, rengi solmuş veya şişmiş ürünleri kesinlikle almayın ve mutlaka ALO 174 Gıda Hattı‘na şikayetinizi bildirin. Üreticide bir hata olmasa bile depolanması ve servis edilmesinde hatalar olabilir. Şikayetinizle beraber ilgili mercîler gerekli işlemi yapacaklardır.

Ürün: Çikolatalı Gofret

Sütlü Çikolata Kaplı Fındık Kremalı Gofret

İçindekiler

%40 Sütlü Çikolata Kaplama ( Beyaz şeker, kakao yağı, kakao kitlesi, yağlı süttozu, fındık, kakao tozu, emülgatör soya lesitini, doğala özdeş aroma vanilin
Hidrojene bitkisel yağ ( palm yağı )
Bitkisel Yağlar : Hurma, Soya, Ayçiçek ve Pamuk Yağı
Kabartıcı ( Amonyum bikarbonat, sodyum bikarbonat )
Gıda sanayi tuzu
Proteaz enzimi
Buğday unu
Peyniraltı suyu tozu

1. Beyaz Şeker

Genelde abur cubur tarzı hazır gıdalarda glukoz veya fruktoz şurubu kullanımına rastlarız. Hatta en çok satan ve en pahalı ürünlerde bile şeker yerine glukoz şurubu kullanılıyor. Bu ürün diğer tanınmış markalara göre daha ucuz ama içindekiler kısmında “beyaz şeker”den başka tatlandırıcı bir madde görünmüyor. Beyaz şeker tabiiki zararlı ama glukoz veya fruktoz şurubuna göre çok masum.

Ayrıca böylesine ucuz bir üründe (muadillerinin yarı fiyatına) beyaz şeker kullanılmış olması; glukoz veya fruktoz şurubu kullanımının maliyet kaynaklı olmadığını bize gösteriyor. Gerçi diğer markalar televizyonda boy boy reklam gösterirken bu marka market raflarında sessizce müşterilerini bekliyor ancak tanınmışlığın ve reklamların getirdiği satış farkını araya katınca ürün maliyetine kullanılan tatlandırıcı cinsinin çok az etki edeceği anlaşılıyor.

Tüm bunların yanında ister beyaz olsun ister doğal, her türlü şekerin vücudumuza yapacağı olumsuz etkileri gözardı etmemek gerek. Beyaz şekerin masumluğu sadece diğerlerine kıyaslanınca doğrudur. Düzenli veya aşırı kullanımı obezite, kalp ve damar hastalıkları gibi birçok ciddi rahatsızlığa sebep olmaktadır.
Şekerle ilgili bu yazıyı mutlaka okuyun: En tatlı zehir: şeker

2. Palm Yağı

2017 Ocak ayında İtalya içeriğinde kansorejen palm yağı bulunduğu sebebiyle Nutella’yı raflardan kaldırtmıştı. ( İlgili haber: Nutella yasaklandı ) Ancak bunun üzerine Avrupa’da birtakım kuruluşlar palm yağı üzerinde araştırmalar yaptı ve zararlı olduğu kanıtlanamadı. Ülkemizde de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı çeşitli incelemelerde bulundu ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) araştırma raporları da eklenerek ülkemizde yasaklanmasının söz konusu olmadığı, herhangi bir olumsuz etkisine rastlanılmadığı yönünde bir açıklamada bulunuldu.

Yukarıdaki açıklamaya göre palm yağının zararsız olduğunu düşünebilirsiniz, nasıl olsa bitkisel bir yağ. Kanola yağı da bitkisel bir yağ fakat özel işlemlerden geçirilmediği taktirde aşırı toksik ve zehirli bir yağ !! ( Kanola açıklaması: Zehirden soframıza kanola ) O yüzden bitkisel olan herşey faydalıdır, zararsızdır mantığını bir kenara bırakıp olaylara biraz şüpheyle yaklaşmak gerekiyor. Uluslararası Toksikoloji Araştırma Merkezi ve Malezya Palm Yağı Araştırma Merkezi’nin çalışmalarına göre palm yağı kardiyovasküler sisteme zarar veriyor, vücutta toksik maddeler birikmesine sebep oluyor ve dokularda tahribata yol açıyor ( Tüm çalışma linklerine buradan ulaşabilirsiniz ).

Birkaç bağımsız kuruluşun olumsuz raporları bile palm yağının tehlikeli olduğunu savunmamıza bence yeter. Çünkü WHO, FAO gibi örgütler; amaçları doğrultusunda yanıltıcı raporlar sunabilirler ve bu örgütlerin yardım amaçları yanında siyasi ve ekonomik kaygıları da bulunmaktadır, FAO Afrika’daki palm tarlalarını da bizzat desteklemektedir. Bu yüzden kansorejen raporu vermesi de çok saçma olur ki Afrika’nın bütün palm stoğu Mısır vasıtasıyla Avrupa’ya taşınmaktadır. Bunun önüne geçmek milyarlarca dolar kayba neden olacaktır.

3. Proteaz Enzimi

Enzimler bir tepkimeyi hızlandırmaya yarayan, eriyebilen organik maddelerdir. Proteaz enzimi de proteini parçalayan bir enzimdir ve bu tarz abur cuburlarda kullanım amacı hamurun yapısının bozulmasını engellemektir. Proteaz enzimi protein parçalayıcı özellikte olduğu için kas kayıplarına, kemik erimelerine ve kadınlarda adet döneminde kanama artışına yol açar.

4. Sodyum Bikarbonat, Amonyum Bikarbonat

Bu iki kabartıcı yiyeceklerde genellikle beraber kullanılır. Bunlar bazik yapıdadır ve dengelemek amacıyla asidik başka bir bileşikle karıştırılarak kullanılır. Kabartmanın yanında hamurun rengi ve tadına da etki ederler. Ve tepkimeye girdiklerinde NH3 Amonyak ve CO2 Karbondioksit açığa çıkarırlar. Eğer hamurda Sodyum Bikarbonat ve Amonyum Bikarbonat az kullanılmışsa rengi soluk olur ve hamurun tadı sabuna benzer, çok kullanılırsa tat ekşi olur ve hamurun rengi koyulaşır.

NOT: Sadece önemli görülen içerikler listelenmiştir. Diğer içeriklerin detaylarına daha önceden yayınladığımız yazıları inceleyerek ulaşabilirsiniz.

Peyniraltı Suyu Nedir ?: https://gidabilinci.com/peynir-alti-suyu-nedir-nerelerde-kullanilir-nasil-yapilir
GDO Şüphelisi Soya : https://gidabilinci.com/gdonun-zararli-etkileri

Rating: 5.0/5. From 2 votes.
Please wait...

Facebook Yorumları

*** Fikirlerinizi belirtmekten çekinmeyin

NOT: Yorumlarınızda: Kullanım Koşul & Şartlarımız'ı kabul etmiş sayılırsınız.

2019 © Diyet – Faydaları Nelerdir – Zararları Nelerdir – Nedir Tüm hakları saklıdır. Hiçbir içerik izinsiz kopyalanamaz & paylaşılamaz.