Bir kırk yıl daha ? Kahvenin Bilinmeyen Faydaları
Takip Et : Üye Girişi

Günlük bir ritüel haline getirdiğimiz, tiryakisinin ise hayli fazla olduğu, yıllar içinde pek çok tartışmaya ve çalışmaya konu olan Türk kahvesinin 600 yıllık acı, tatlı uzun bir hikayesi var. Kahvenin Habeşistan’da (Etiyopya) başlayan, Yemen, Mekke, Kahire, Şam’dan sonra İstanbul’a, İstanbul’dan da Avrupa’ya oradan dünyanın dört bir tarafına yayılan hikayesine bir göz atalım.


Tarihi

14. yy’da Habeşistan’da (Etiyopya) kahveyi ilk keşfeden canlılar “keçi”ler olduğu söylenir. Rivayete göre, keçi ve deve sürülerinin çobanları güttükleri hayvanların garip bir ağacın meyvelerini yedikten sonra, daha canlı, hareketli olduklarını görünce, ”bunda bir hikmet var” diyerek durumu dervişleri Şazili’ye bildirmişler. Bu meyvenin suyunu kaynatıp içen Şazili’nin kendisi de aynı canlılığı ve farklılığı duymuş böylece kahvenin farklı bir bitki olduğı anlaşılmıştır.

Şazili’nin kahveyi ilk içen kişilerden biri olduğu rivayet edilir. Bir süre kahvenin ismi “Şazili” olarak kalmıştır. Fakat kahve ağacının meyvalarının bugünkü anlamda sulu bir içecek haline dönüşmesi, ilk kez Yemen’de olmuştur. İlk defa Sufiler kahve içmişler, ibadet ve zikir sırasında özellikle akşamları okurken uyanık kalabilmek için kahveyi bolca tüketmişlerdir.

Adı nereden geliyor?

Kahve, kelime olarak aslında arapça “kahwa” dan geliyor. Güney Habeşistan’daki Kaffa yöresinden yayıldığı için adı burayla benzerlik göstermiştir. Kahve kelimesi aynı zamanda rahiya (koku) anlamına da gelmektedir. Eşsiz kokusuyla bizi mest etmesi hiçte boşuna değildir.

Kahveyi tanıyalım

Kahve bitkisi, kökboyasıgiller (rubiaceae) familyasında yer alan bir tür ağaçtır (coffeacinsi).

Kahve, ağacın meyve çekirdeklerinin kavrulup öğütülmesi ile elde edilen tozun su veya süt ile karıştırılması ile elde edilen içecektir.İçerdiği yüksek kafein miktarı ile çokça tercih edilen kahve dünyada tarımı yapılan oldukça yaygın bir bitkidir.

Türk kahvesi de telvesiyle servis yapılan tek kahve çeşidi olması ile de farklılık taşımaktadır.

Türk kahvesinin sağlığımıza kırk yıllık hatırı var :

Kanser önleyici

Yeşil ve siyah çay gibi, kahve de antioksidanlar içerir. Telvesi ile pişirilmesi kahvenin antioksidan özelliğini artırıyor, içeriğindeki polifenoller ile antikanserojen yapı kazanıyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor. Daha önce bu konu üzerine yapılan 34 araştırmanın sonuçları analiz edilerek ve 24 bin 500 karaciğer kanseri hastasının yeme içme alışkanlıklarına bakılarak hazırlanan araştırma raporuna göre düzenli kahve kullanımı ile kan hücrelerindeki DNA bozulmalarının önüne geçildiği bulunmuştur.

Baş ağrıları

Migreni olumsuz yönde etkileyen kahve, baş ağrısına iyi geliyor. Kahvenin, sık migren atağı geçirenlerin beyin damarlarında kasılma yaptığı için ağrıyı önleyici etkisi vardır. Baş ağrısı ilaçlarında bulunan bazı maddeleri içeren kahve, ağrı kesicilerle kıyaslandığında, yüzde 40 oranında baş ağrısına çözüm bulmada daha etkili olduğu bulunmuştur.

Sinir uyarımı 
Sabah saatlerinde içilen bir fincan şekersiz Türk kahvesi zihinsel fonksiyonları destekleyerek konsantrasyona yardımcı olur. Düşünce akışını tetikler. Yine yapılan araştırmalara göre de Alzheimer hastalığını önlemeye yardımcıdır.

 

Karaciğere dikkat
Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikayet ettiği görülüyor. Kafeinin, karaciğer yağlanmasına da çok iyi geldiği ve iltihabı azalttığını araştırmalar göstermiştir.

Safra taşları

Yüksek kalsiyum ve oksalat içermesi sebebiyle safra taşı oluşumunu engeller. Kadın vücudu erkek vücuduna göre iki kat daha fazla safra taşı üretiyor. Günde üç fincan kahve içen kadınların içmeyenlere oranla yüzde 25 daha az safra taşından şikayet ettiği kanıtlandı.

Cildimize etkisi

Selülit vücutta “hapsedilmiş yağ” olarak tanımlanır. Yapılan çalışmalarda bilinenin aksine;  kahvenin selülite karşı faydalı olduğu görülmüştür. Kafein yağ oksidasyonunu artırıcı, yağ yakıcı etkisinden dolayı, paketlenmiş yağ görünümü ile karşımıza çıkan selülit sorununa çözüm getirir. Yağı ayrıştıran enzimleri harekete geçirir ve lenf akışını kolaylaştırmaya yardımcı olur.

Metabolizma hızlandırıcı

Kahvenin vücutta yağ yakımını uyaran içeriği vardır. Spordan yarım saat önce içilen şekersiz Türk kahvesinin adrenalin hormonunu artırarak kalp ve dolaşım sistemini uyarıp yağ yakımını artırdığı gözlenmiştir.

Atina Üniversite’si Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırma; her gün düzenli olarak Türk kahvesi içenlerde uzun yaşama oranının daha yüksek olduğuna işaret etmektedir.

Sohbeti şahane

“Gönül ne kahve ister ne kahvehane,
Gönül bir dost ister kahve bahane.”

 

Dikkat

Her gıda maddesinin olduğu gibi Türk kahvesinin de fazla tüketimi  zararlıdır ve oldukça riskli yan etkileri vardır:

Kafein merkezi bir sinir sistemi uyaranıdır. Fazla kafein ince motor koordinasyonunu azaltır, baş ağrısı ve baş dönmesi yapabilir.

Kalpte ritim problemi olanlarda çarpıntıyı tetikleyebilir.

Kontrolsüz tansiyonu olanlarda kan basıncını arttırabilir.

Günde 5 fincan ve üzeri kullanımında kemik erimesine neden olur.

Uzmanlar günde 3 fincan kahveden fazlasını içmemek gerektiğini hatırlatıyor.

 

Kısaca yapılan araştırmalar gösteriyor ki; bu 600 yıllık gizemli bir geçmişe sahip, tahtı sarsılmayan aksine kültürümüzde geleneksel bir tat haline gelmiş Türk kahvesi, kalbimize eskimeyen bir dost.

Rating: 4.0/5. From 2 votes.
Please wait...
Son düzenleme : 20 Haziran, 2018
Facebook Yorumları

*** Fikirlerinizi belirtmekten çekinmeyin

NOT: Yorumlarınızda: Kullanım Koşul & Şartlarımız'ı kabul etmiş sayılırsınız.

2019 © Diyet – Faydaları Nelerdir – Zararları Nelerdir – Nedir Tüm hakları saklıdır. Hiçbir içerik izinsiz kopyalanamaz & paylaşılamaz.